Markanın pazar payının artırılması için çalışmaksızın garantörlük ve marka imkanlarından yararlanma


Photo by Kate Trysh

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

2017/3971 E.  ,  2019/3288 K.

"İçtihat Metni"


MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/06/2015 gün ve 2014/976 - 2015/322 sayılı kararı onayan Dairenin 10/04/2017 gün ve 2015/13665 - 2017/1982 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:


Dava: Davacı vekili, müvekkili ...nin 1991 yılından beri “Lacoste” markasının Türkiye distribütörü olduğunu, tüm davacıların markanın pazar payının artırılması için büyük emek sarf ettiklerini ve büyük yatırımlar yaptıklarını, davalının ise reklam ve tanıtım harcaması gibi hiçbir harcama yapmaksızın “Lacoste” markalı ürünleri ithal ederek yurt içinde satış ve pazarlamasını yaptığını, toptan satış yapmak suretiyle yetkili distribütör gibi davrandığını, davalının bu eyleminin haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti ile men'ine ve haksız rekabet ile ortaya çıkan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, müvekkili şirketlerin sunduğu garantörlük ve müşteri memnuniyeti hizmetlerinden davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak faydalanmasının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.


Mahkeme: Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davacı şirketlerin distribütör olduğu; davalı şirketin ise “Lacoste” ürünlerini yapımcı firmadan ithal ederek iç piyasaya sunduğu hususlarında ihtilaf olmadığı, sözleşmelerin nisbiliği ilkesi uyarınca kural olarak edimler ve yükümlülüklerin bu sözleşmenin tarafları arasında yani yapımcı ile tek satıcı arasında karşılıklı olup, üçüncü kişi durumunda olan davalı tarafa yükümlülük getirdiğinden bahsedilemeyeceği ayrıca, davalının eyleminde aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı bir yön bulunmadığı, bu haliyle davalı eyleminin haksız rekabet niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Sonuç:

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 30/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

53 görüntüleme0 yorum