top of page

Kötüniyetli olarak iltibas yaratacak şekilde marka tescil başvurusunda bulunulması


Photo by Josh Carter on Unsplash

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2015 tarih ve 2013/31-2015/212 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili şirketin “...” ve “.. ....” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalıların kötüniyetli olarak müvekkilinin markalarıyla iltibas yaratacak biçimde 2010/09366 sayılı “. ..+ Şekil” ibareli müvekkilinin markaları ile aynı mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine iltibas, tanınmışlık ve kötüniyet vakıasına dayalı olarak yapılan müvekkili itirazlarının Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bu karara yönelik yapılan itirazın ise YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu ve başvurunun tümüyle reddi gerektiğini, tüketicilerin başvuruyu müvekkili şirketin seri markalarından birisi olarak algılayacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvurusu kapsamında 35 ve 39. sınıftaki bazı hizmetlerin yer aldığı, davacı markalarının ise 07. ve 09. sınıflardaki malları kapsadığı, bir başka değişle mal/hizmetlerin aynı değilse de çekişmeli 35/06 mağazacılık hizmetleri yönünden aynı tür veya benzer olduğu, diğer mal ve hizmetlerin ise tümüyle farklı oldukları, başvuru ile davacı markalarının işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer oldukları, 556 sayılı KHK'nin 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin oluştuğu, ortalama tüketicilerin en azından taraflara ait çekişmeli marka ve işaretleri taşıyan 35/06 mağazacılık hizmetlerinin davacı markaları ile aynı işletmeden veya ekonomik, ticari yada idari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği zannına kapılabileceği, öte yandan tanınmışlığa ilişkin iddialar kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile YİDK kararının kısmen iptaline ve 2010/9366 sayılı markanın 35/06 "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların biraraya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler parakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemlerle sağlanabilir)" hizmetleri yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

.../Kararı, davacı vekili ve davalı TPE vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 8,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE'den alınmasına, 12/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 11.HD 12.02.2018 E.2016/7820 - K.2018/951

36 görüntüleme0 yorum
bottom of page