top of page

Trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı


Photo by Clem Onojeghuo on Unsplash

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

 

DAVA:


Davacı vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın sebep olduğu kazada müvekkilinin yaralandığını açıklayıp 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

 

YEREL MAHKEME KARARI:


Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 2.494,28 TL geçici iş göremezlik ve hayata geç atılma tazminatı ile 2.000,00 TL belgelenemeyen nitelikteki tedavi giderleri ( yol v.b masrafları) olmak üzere 4.494,28 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ......vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

YARGITAY İNCELEME:


1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, talep edilen tedavi giderlerinin belgeye dayanmayan giderler olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ....... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.

1982 T.C. Anayasa'sının 26. ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27.maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nin 280 maddesi hükmüne göre "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." Bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu öngörülmüştür.

Somut olayda mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu davalılara tebliğ edilmeden, rapora itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalılar aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

3-Mahkemece hükme esas alınan 08.10.2012 tarihli raporda davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, 4 ay geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu belirlenmiş, aktüer bilirkişi raporunda da davacının 4 aylık geçici iş göremezlik süresi için zarar hesaplanmıştır. Davacı, 15 yaşında olup öğrencidir. Davacının geçici iş göremezlik döneminde çalışıp gelir elde etmesi mümkün olmadığından bu istem yönünden davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4- Davacı vekili dava dilekçesinde davacının kaza nedeni ile iyileşme döneminde okula devam edemediğini, öğrenimine ara vermek zorunda kaldığını, takip eden yılda yeniden lise 1. sınıfı okumak zorunda kaldığını, yıl kaybettiğini, bu dönemde eğitim süresinin 4 yıla çıkması sebebi ile bir yıl daha kaybının olduğunu ve maddi imkansızlıklar sebebi ile liseyi bırakmak zorunda kaldığını ve hayata geç atılma sebebiyle kazanç kaybı zararının oluştuğunu ileri sürmüştür.

Mahkemece davacının bu talepleri yönünden talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacı olay zamanında üniversite öğrencisi olmadığı gibi lise 1. sınıf öğrencisi olup üniversite giriş sınavlarına hazırlık aşamasında da değildir. Kaldı ki dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı kaza sebebi ile değil maddi imkansızlıklar sebebi ile eğitimine devam etmemiştir. Davacının liseden başarılı şekilde mezun olup olmayacağı, öğrenim hayatına devam edip etmeyeceği gibi hususları tahmin etmek oldukça güçtür. Dolayısıyla dava konusu kazadan dolayı davacının dönem kaybetmesi ve okulunu geç bitirmesi, dolayısıyla, hayata geç atılması söz konusu olmayıp, bu nedenle davacının hayata geç atılma sebebi ile kazanç kaybı zararlarının reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de; dava kısmen kabul kısmen red edildiğine göre red edilen kısım yönünden davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemesi de isabetli değildir.

 

SONUÇ:

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ....... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...... vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...... vekilinin, 4 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 17.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 17 HD E.2014/24101 - K.2016/3385 17.03.2016 T.

26 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page